7 Ekim 2011 Cuma

ters peristaltik hareket

insan hayatı ne garip okur..

bir an her şey mükemmel, her şey güzel. derken bir anda bir olay oluveriyor ve sen o sarkastik sinüzoidal dalganın y ekseninin eksilerindeki tepeciklerde oturup ağlıyorsun.

"yok artık bunu da yapmaz" dediğin iyi veya kötü insanlar "o"nu ve çok daha iyilerini/kötülerini yapıyor.

uçlarda yaşıyor insanlar. herkes ya çok iyi, ya da çok kötü. bunun bir ortası yok.

haliyle orta noktada buluşamıyorsun. ne iyi kötülük yapmak istiyor, ne de kötü iyilik. iyi kötüyü suçluyor "insan mısın sen?" diye. kötü iyiyi suçluyor, aslında elinde suçlayacak bir şey olmamasına rağmen o yine buluyor; karşısındakinin eksiklerinden, kusurlarından, zayıflıklarından vs. bir buket yapıyor, bunu sunuyor karşısındakine. psikolojik saldırı. iyi dediysek salak da demedik hoş; her şeyi bileceksin, göreceksin ama kendine yakışan şekilde davranacaksın. iyi bunun farkında, ama kalitesinden, kişiliğinden ödün vermemek adına ağzını açmıyor. seviyesine düşmek istemiyor.

düşünsene... hem salak yerine konmuşsun, hem gururuna, kişiliğine hakaret edilmiş, hem küçük düşürülmüşsün bilmem kaç kişinin gözünde. ve daha aklıma gelmeyen bir çok şey... ve sen susuyorsun. sana yakışan konuşmak değil çünkü. sana yakışan vakur bir edayla o odayı terk etmek.

sustum. ve çıktım o odadan.

daha göreceğimiz çok şey var. hiçbir zaman "abi ben bunu bile gördüm ya artık sırtım yere gelmez" demeyeceksin hiçbir zaman.

insan ne oldum değil, ne olacağım demeli.



bu kırılma noktası. her şey bundan sonra çok daha güzel olacak, eminim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yaz okurum sen de yaz sesin çıksın biraz!