hiçbir kuvvetin beni yatağımdan çıkaramayacağı şu naçizhane günde sana önümde laptopum, sırtımda battaniyem, ayağımda pembe çoraplarımla seslenmenin mutluluğunu ancak annemin yaptığı enfes cezeryelerde bulabiliyorum okur.
dizilere kendimi entegre ettiğim son günlerde fark ettiğim bir gerçek var ki.. az aksiyonlu hayatımda (kimi kandırıyorsam......) yapamadığım şeyleri başkalarının yapabildiğini görmek hoşuma gidiyor. kurgu bile olsa başka hayatlara şahit olmak eğlendiriyor beni.
keşke hava güzel olsaydı, keşke bir arabam olsaydı ama benzin vergi bilmem nelerini ödemek zorunda olmasaydım, keşke o arabama atlayıp güzel sokaklarda turlayabilsem, yol üstünde bir kahve dükkanında durup adam öldürecek dozda kahve alsam ve arkadaşlarıma gidebilseydim. keşke küçük bir yerde yaşasam ve bütün arkadaşlarım 2 metrobüs 1 metro uzaklığında değil de sokağın sonunda otursalardı. keşke yine okul olsaydı da bahanecikle onları görebilseydim her gün.
keşke bohem bir hayat yaşayabilseydim......
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yaz okurum sen de yaz sesin çıksın biraz!